Blog Oluşturma Siteleri

Blog Oluşturma Siteleri

Sevgili Arkadaşlar;
Bu yazımda sizlere blog sitesi yani İnternet günlüğü oluşturma servisleri hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Bu konu hakkında İnternet'te bir çok makale bulabilirsiniz. Ancak konu hakkında fazla bilgi sahibi olmayan kullanıcıyı yönlendirecek, fikir verecek, zaman kaybından kurtaracak bir yazı bulamayabilirsiniz. Blog sitesi mi açmak istiyorsunuz? Kaleminizle dünyaya seslenmek mi istiyorsunuz? ve daha birçok şey aklınızdan geçebilir. Ben de genel blog siteleri hakkında bilgi vereyim dedim.

Blogger (Blogspot) : Google firmasının Gmail ve dolayısıyla Google Plus hizmetiyle iç içe çalışan blog hizmeti. Ara yüzü biraz karışık ancak alışınca her şey çok güzel oluyor. Orta halli bir kullanıcıysanız ve google ürünleriyle (Gmail, G+, Earth, Android yüklü telefonlar, Analytics, Adwords gibi…)  içli dışlıysanız bu hizmet tam size göre.

+ Artıları: Arkanızda koskoca Google firması var. Güncelleme sorunu yok. Tek bloga birden fazla yazar editör atayabiliyorsun. Gizli blog yaratıp sadece kayıtlı kullanıcılara açabiliyorsun. Facebook yorumları gibi ziyaretçi etkileşimi yüksek bir Google+ yorum kutusu var. Ek 14.12.2014: Tumblr’dan şimdilik en büyük üstünlüğü Pinterest’in Zengin Pin özelliğini destekliyor olması. Örneğin sitenizdeki bir sayfayı eğer Pinterest’e daha önce tanıtıysanız. Pinterest bunu hatırlıyor ve görselin size ait olduğunu paylaşımın altında belirtiyor. (Ek bilgi: Pinterest nedir?)

– Eksileri: Özgün tasarım istiyorsanız ve HTML bilginiz yoksa belli şablonlar ve eklentilerle sınırlısınız. Bunu yanında bir ara mahkeme kararı ile Google hizmetleri Türkiye’de yasaklanmıştı, aylarca blogger kullanıcıları sitelerinden mahrum kalmışlardı. Neyse ki artık böyle komik bir sorular yok ama ilerde olmayacağı garantisi de yok. Sosyal medyası yok. Google Plus bu iş için ideal ama ayrı hizmetler gibi görünüyor. Eğer bir alanadı kiralamışsanız bunu siteye bağlayabiliyorsunuz. Fakat başındaki o gıcık “www” ibaresinden kurtulamıyoruz: www.siteniz.com gibi. Olsun ücretsiz bir hizmet için makul.

* Örnek: En popüler örnek dizüstü edebiyatın ilk starlarından Pucca, o sıkı bir blogger kullanıcısıydı, sonra kitabı çıktı ardından da köşe yazarı oldu. Sıradan bir şablon kullanarak hazırlanmış örnek için: ayradyosu.blogspot.com, biraz teknik bilgi ve özel temalarla desteklenmiş bir blog örneği içinse: seltuncer.blogspot.com.tr gördüğünüz gibi harici tema ve HTML tasarım bilgisi kullanınca bir Blogger hizmeti bambaşka bir site gibi görünebiliyor.

Tumblr : Blogspot hizmetinin en büyük rakibi Tumblr. Özellikle sanatçılara hitap eden bu blog servisi ayrıca kendine has bir sosyal medya hizmeti de sağlıyor. Tumblr’daki sanatçıların paylaşımları tekrar bloglanabiliyor (reblog: Facebook’taki “paylaş” butonu gibi), bu da sevdiğiniz paylaşımlarla dolu bir liste oluşturma olanağı sağlıyor, ayrıca paylaşılan içeriğin kime ait olduğu bilgisi korunuyor.
Dediğim gibi ara yüzü çok sade ve görsel paylaşımlarda bulunmak isteyen veya teknik ayrıntıya kafa yormak web hakkında her şeyi bilmek istemeyen, sadece işine konsantre olan, giriş seviyesindeki kullanıcılar için ideal. Otomatik RSS desteği var, ayırca eklentiye gerek yok. Kendine has bir sosyal medyası olduğu için de çevre oluşturmak kolay. Tumblr’ınız varsa görsel malzemenizin bol olması gerekiyor. Tumblr’da en çok gif (hareketli resimler), küçük aforizmalar gidiyor. Görsel işler yapan bir sanatçıysanız mutlaka bir tumblr’ınız olmalı.

+ Artıları: Blogger’dan daha çok site şablonu çeşitliliği ve HTML seviyesinde düzenleme imkanınız var. Açıkçası eskiden Blogger’da bu özellik yoktu fakat son güncellemekte bu yeteneği Blogger da edindi. Blogger’a nazaran yıllardır pek değişmeyen ve daha basit bir arayüzü var. Uyum sağlamak ve bloglar arası etkileşim çok kullanışlı. Tercih olarak daha çok görsel paylaşımlar yapılıyor ve blogda beğendiğiniz bir şeyi kendi blogunuzda paylaşmak çok kolay (reblog). Domain bağladığınızda sinir bozucu www eklentisini koymak zorunda değilsiniz örnek: okulahayir.net Tumblr ama değil gibi. Az önce keşfettiğim bir diğer ayırt edici özelliği ise eski temalardan üç ay öncesine kadar yapılan revizyonları servisinde saklı tutması, misal yanlışlıkla temanızı değiştirdiğinizde tüm ayarlarıyla birlikte kurtarabiliyor olmanız, bu özellik gerçekten az önce hayat kurtardı.

– Eksileri: Net bir eksiği yok son güncellemelerle rakibi Blogger ile oldukça benzerler. İlk oluşturduğun bloga birden fazla yazar atayamıyorsun, bu nedenle çok editörlü bir blog yapmak için aynı hesapta bir alt blog oluşturmak gerekiyor. Belki tema çeşitliliği az diyebiliriz ancak Tumblr üyesi olduğunuzda zaten temaları görmüyorsunuz, arayüzden geziniyorsunuz.

WordPress.com : WordPress.com, rakipleri blogspot ve tumblr hizmetiyle sundukları hemen hemen aynı, kullaniciadi.wordpress.com mantığıyla çalışıyor. Blog dünyasında bu hizmetlere üç büyükler diyebiliriz. WordPress.com’un özelliği ücretli wordpress hizmetinin ücretsiz ve biraz sınırlandırmış hali. Sınırlandırılmış diyince aklınıza işe yaramaz olduğu gelmesin belli güvenlik açıklarını engellemek için zorunlu sınırlandırmalar bunlar.
+ Artıları: Ağabeyi özgür ama paralı (harici server’a ihtiyacı olduğu için paralı) WordPress.org’un gölgesinde kalsa da ücretsiz bir alternatif; çünkü hosting’i kendi içinde. Daha çok Blogspot’a benzeyen arayüzüyle yine kullanıcı dostu. Diğer üçü gibi DNS yönlendirmesi yapabiliyorsunuz fakat bu gibi küçük hizmetlerin ve diğer temaların ücretli olması can sıkıcı. Çökme sorunu yok güncellemeleri firma otomatik olarak gerçekleştiriyor. Tumblr gibi kendine has bir sosyal medyası olduğundan arkadaş edinmek mümkün.
– Eksileri: Tasarımsal yapılacaklar sınırlı, eğer WordPress.org kullandıysanız kendinizi çok sınırlandırılmış hissedebilirsiniz. Ücretli DNS yönlendirmesi ve ücretli eklentiler…
* Örnek: Takip edilesi tanıdığım bir örnek agraphadogmata.wordpress.com tasarım mantığı grid yerleşimi aynı blogspot.

WordPress.org : İşte bu profesyonel tasarıma imkan veren ve her bir şeyini özgürce düzenleyebileceğiniz bir blog sitesi. İnternet yoluna gerçekten baş koymuş ve her bir köşesini inci gibi işlemeye niyet etmiş kullanıcılar için öneriyorum. Fakat böyle bir imkanın da bedelini ödemek gerekiyor. Uygun bir sunucu ve alanadı kiralamanız gerekmekte. Dediğim gibi sürekli bakım istiyor ancak elinizde sürekli güncellenen harika bir scirpt var.
WordPress.org artık bir blog hizmeti değil. Her türlü yola gelebilen bir site tasarım ortamı oldu. Bu site de diğer bağımsız sitelerim dahil hepsi wordpress ile yapıtım ve çok memnunum. Yazılım mühendisi seviyesinde kullanıcılar için tembelleştirecek kolaylıkları var. İnsan rahata alışınca kendini geliştiremiyor. Fakat sadece Web-Grafik veya WebMaster’lık işleriyle meşgulseniz bu ortam işinizi görecektir. Bunu dışındaki giriş seviyesindeki kullanıcılara tavsiye etmiyorum.

+ Artıları: Tasarım özgürlüğü HTML, CSS ve PHP bilginizle sınırlı. En çok tercih edilen ve sevilen blog temelli site tasarım arayüzü. Ücretli ve ücretsiz bir çok eklenti imkanı.

– Eksileri: Sürekli bakım istiyor. Güncellemeleri otomatik değil. Kendi haline bırakıldığında çökme imkanı var. Barındırma (hosting) hizmeti ve kiralanmış bir alanadı istiyor. Bu da bu hizmeti ücretli yapıyor.
* Örnek: En yakın örnek bu site. Ekleyeceğiniz plug-in’ler ile istediğiniz değişikliği yapabiliyorsunuz. WordPress hakkındaki ayrıntılı teknik bilgi için WordPress Sırlarım adlı yazıma bakabilirsiniz.

Scoop.it : Blog piyasasının köşe taşları üç büyükler tarafından tutulmuş. Tüm bunlara rağmen bir hizmet farklı bakış tarzıyla tutunmuş görünüyor. Şahsen ben çok sevdim. Üstelik kullanımı çok kolay arayüzü yok gibi. Sadece paylaş anlamına gelen scoop.it özelliği var. Pinterest’in makaleli olanı diyebiliriz. 
Genelde yazmaktan çok belirli siteleri videoları yani internette kendinize uygun konularda edindiğiniz tecrübeleri belli başlıklar altında toplayıp paylaşmak için ideal.

+ Artıları: Gördüğüm en kolaya arayüze sahip. Birçok sosyal medya hizmetiyle (tumblr, facebook, twitter…) uyumlu. Dolayısıyla yaptığınız paylaşım kayıtlı tüm sosyal medya hesaplarınıza anında gidiyor bu da başarılı bir indekslenme yani duyurulmayı sağlıyor.

– Eksileri: Tek bir şablona alışmanız gerekiyor. Gelişmiş hizmetleri için abonelik ücreti istiyorlar. Ücretsiz hizmetinde ise en fazla 5 liste oluşturma hakkınızın olması. DNS yönlendirmesi için bile para istiyorlar.

Academia.edu : Bir çeşit ücretsiz özgür makale deposu, sade ve sabit bir arayüzü var. Dilerseniz makalenizin açıklamasını ve yayınlandığı tarihi veya sadece bulunduğu sitenin bağlantısını verebiliyorsunuz, eğer insaflı bir hocaysanız tüm makalenin pdf’ini buraya yükleyebiliyorsunuz. Sitenin PDF oynatıcı sayesinde okuyucu makaleyi indirmek zorunda kalmadan içine bakabiliyor. Ayrıca hangi makaleniz kaç kere okunmuş ne ilgi çekmiş bid tablo içinde görme şansınız da var.
Öncelikle akademisyenler ve akademik makalelerini tüm dünya ile paylaşmak, akademik ve bilimsel konuları birinci elden takip etmek isteyenler için.

+ Artıları: Makalelerin özgürce paylaşılabildiği bir çevre yaratma hedefindeler. Kaliteli arama konuları ve kategori oluşturma şansı. Karmaşık bir makale külliyatınız varsa bile basit ara yüzüyle derli toplu bir sınıflandırma yapmak çok kolay.

– Eksileri: Tasarım seçeneği hiç yok.
* Örnek: Ben burada hesap açmak için ille de üniversite vb. yerlerda çalışıyor olmak gerekli sanırdım. Bağımsız araştırmacılar bile hesap açabiliyormuş çok hoş.

Medium ve Learnist : Bu yazıda mümkün olduğunca farklı ve önde gelen güncel servislerden örnek vermeye çalışıyorum. Yukarıda saydıklarımdan dişe dokunur bir farkı olan ve az önce (29.12.2014) gözüme çarpan bir başka blog servisi ise Medium. 2012’de Twitter’ın kurucularından Evan Williams tarafından açılan, blog ile twitter arası, 140 karakterden daha fazlasını isteyen ama takipçi sayısı gibi egosentirik yaklaşımları körüklemekten kaçınan, konu odaklı bir blog hizmeti.
Twitter sadeliğinde daha uzun cümleler kurmak ve paylaşmak isteyenler için. Markalar ve fenomen olmak isteyenler için pek şart değil. Gözünüz twitter’a alışmışsa yadırgamayacağınıza eminim. Scoop.it gibi sevdiğiniz makaleleri de listreleyebiliyorsunuz, ancak bunun tasarımı daha ferah.

+ Artıları: Okunaklı, minimalist ve sade tasarım. Facebook ve Twitter ile kolay kayıt ve paylaşım olanağı. Yazar değil, konu odaklı yaklaşım; herhangi bir siteden Scoop.it’in yaptığı gibi metni import edebiliyorsunuz, aynı Scoop.it gibi metni nereden alıntıladığınızı gösteriyor. Ayrıca metne not da düşebiliyorsunuz.

– Eksileri: Takipçi kasıp çok okunan bir hesaba sahip olsanız da reklam geliri sağlamanız şimdilik imkansız. Belki en iyi blog sitesi servisi değil ama kaderi ne olacak kimse kestiremiyor. Mesela yukarıda saydıklarımın belli kitleleri var ama medium şimdilik kapalı kutu. Kalıcı olmaları için bir kaç yeniliğe daha ihtiyaçları var.

* Örnek: Şöyle bir tur atın isterseniz: Medium Nedir?
Not: (23.01.1015) Learni.st servisini mobil uygulamasından biliyordum, az önce web sitesini görünce kısaca inceledim ve gözüme çarpan ilk şey medium ile neredeyse aynı tasarıma sahip olmasıydı. Farkı ne derseniz Learni.st hizmeti adından da anlaşılacağı üzere eğitim bilgilendirme ve öğretme amaçlı yazıların toplandığı bir kategori ağacına sahip. Medium sadeliğinde bir eğitim blogu açmak isteyenler için denemeye değer.
Medium.com, Learni.st hatta Scoop.it asıl blogunuzu destekleme amaçlı kullanılabilir. Yazılarınızda seçtiğiniz bir kategoriyi bu blog servislerinde sergileyip içeriğinizi değerlendirebilirsiniz. Mesela şiirleriniz veya el çizimleriniz gibi… Çünkü ne var ne yoksa tek bir blogta toplamak siteyi de karmaşık bir hale sokuyor ve tasarımı zorlaştırıyor. Video paylaşılan blog tasarımı ile salt metin paylaşılan blogun tasarım ihtiyaçları farklı olacaktır.

Gazete Blogları : Yukarıdakilerin hepsine alternatif olarak gazete bloglarını sayabiliriz. Türkiye’de şu an Milliyet Blog ile Radikal Blog gittikçe popülerleşiyor, Hürriyet de yazarkafe diye bir şey çıkartmış ama gözüm tutmadı çünkü asıl siteleri çok karışık ve aşırı reklamlı, yazılarınızı haber gibi paylaşmıyor en alta küçük bir iki link veriyor.

Gazete blogları “kullaniciadi.gazeteadi.com” gibi bir domain altında, basit bir arayüzle ve gazete profilinizle iç içe kullanabileceğiniz, Google tarafından kolayca indekslenebilen bir alternatif. Vatandaş gazeteciliğine ilgi duyan, internet gazetelerini sıklıkla okuyan, yorum yapan kişiler için ideal. Eğer makaleniz beğenilirse gazete ana sayfasında yayınlanma şansı da oluyor. Bu da bu türün en cazip özelliği. Aşağıdaki reklam videosu hemen gidip hesap açmama yetmişti tabi uzun sürmedi etkisi, çünkü ayrı bir emek ve özen istiyor. Yurtdışında tutan bir yöntem, ülkemizde ise gittikçe popüleşeceğini düşünüyorum.
İnternet üzerinde gazete okumayı ve yorum yapmayı seven, köşe yazısı gibi yazı yazabilen blog heveslileri için biçilmiş kaftan.

+ Artıları: Eğer iyi bir makale yazabilirseniz yazınız gazetede yayınlanabilir. Radikal’in konu hakkında tanıtım videosu insanı gaza getirmeye yetiyor. Okunabilirlik ve sesinizi duyurma açısından diğer alternatifleri arasında bir adım önde. Radikal gazetesi kağıda veda edip online yayıncılığa geçtikten sonra gazete bloggerlarına daha çok ağrılık verdi. Bu tür içerisinde en başarılısı şimdilik Radikal Blog (29.12.2014).

– Eksileri: Tasarım seçeneği yok. Sadece tek bir formata uyum sağlamak durumundasınız.
* Örnek: Sizinle tanıştırmak istediğim iyi bir örnek yazarım var: Emek Erez

Soru-Cevap Blogları  Tam olarak blog diyemeyiz; fakat kullanımı basit ve video yüklenebildiğinden vblog (video blog) kategorisinde kabul edebiliriz. Twitter ile Youtube’u birleşimi gibi. İki popüler örnek var Formspring ve Ask.fm zaten fazlasına gerek yok. Bunun basit bir formu tumblr içinde gömülü olsa da o pek göze çarpmıyor. Özetle insanlar geliyor ve anonim olarak size soru soruyor. Siz de ister yazılı ister videolu cevaplıyorsunuz. Dünyada soru cevap amacıyla kullanıyor ancak ülkemizde ergen kesimin tercih ettiği bir sosyal dalaşma yöntemi, inanmıyorsanız buraya tıklayarak ask.fm top 10 listesini görebilirsiniz.
Her türlü soruya cevap verebilecek belli bir takipçiye sahip profiller için.

+ Artıları: Yazma yeteneği gerekmiyor. Sosyal olarak birebir diyalog söz konusu, tabi şizofren gibi kendi kendinize soru sormuyorsanız.
– Eksileri: Tasarım sabit. Ergen kullanıcı kitlesi problem olabilir.
Özetle, en iyi blog sitesi çözümü diye bir şey yoktur, ihtiyacınıza en uygun blog servisi vardır.
Önceki
Sonraki

yazılan gönderi: